Kel Olmak ve Kullanmayı Bıraktığım Eşyalar

Yaşı ufak, ergenliğe yeni girmiş gençlerin merakıdır sakal. Büyüklerine hep sorarlar nasıl çıkacak bu sakal diye. Aldıkları cevaplar karşısında tatmin olmayan gençler zehir gibi oldukları için sen de nasıl çıktı peki diye sorarlar hemen. Bu cevaba karşılık olarakta bazı kendini bilmez büyükler gece yattım sabah kalktım kendiliğinden çıkmıştı diyerek espri mahiyetinde gençlerin kafasını bulandırır. Ve hatta bu alaycı cevap ile kendilerini komedyen sananlar bile olur. Yazıya neden böyle bir giriş yaptım ? Çünkü anlatacağım kelleşme serüveni o komedyen büyüklere doğruluk payı verir nitelikte.

Saçım fırça gibi idi. Her gün hobby jole ve limon suyuyla diken diken yapıyor, saçıma özeniyordum. Eee o zamanlar wax falan yoktu tabi kafamıza limon sürerdik… Sabahları uyandığımda yastığımın üstünde tomar tomar saç telleri görmeye başlayınca bir şeylerin ters gittiğini farkına vardım. Anlattığım olay yaşandığı zaman ben 17-18 yaşında idim. Ama gözle görünür hiç bir şey yok yani sanki o saçlar benden dökülmemiş gibiydi. Yastık kılıfında gördüğüm saçları dünden kalma saçlar sanırdım. Meğersem annem kılıfı her gün değiştiriyormuş yani her gece yeni bir posta saç döküyorum ama farkında değilim, çünkü dediğim gibi gözle görünür bir değişim yoktu.

Gel zaman git zaman, ben hala fark edemesem de güneşli günlerde dışarda farklı arkadaşlarımdan saçlarımın seyreldiği yönünde yorumlar alıyorum. Ben tabi hala daha, ne diyonuz aq falan diyorum bir yandan elimle saçımı düzeltiyorum. Sonra elime bi bakıyorum her taraf saç teli… Ulan dedim galiba insanlar haklı. Duş, yastık kılıfı, çevremden aldığım yorumlar beni çok depresif yaptı ki bu çok normal çünkü yaşım daha 17-18 nasıl böyle bir şey olabilir diye düşünüyorum. Sonra akşam ani bir kararla kendi saçımı kestim direk 2 numara makine ile traş ettim. İlk kez saçım bu kadar kısa olmuştu. Seyrekleştiğini o zaman fark ettim işte. Sakal şakası gibi olmuştu aynı, saçı kesince bir anda saçlarımın gittiğini fark ettim. Gerçekten gözle görülür boşluklar oluşmuştu kafamın üst kısmında. Traş etmemin sebebi ise kafam biraz hava alsın, rahatlasın sonuçta kökü ben de tekrar daha sağlıklı saç telleri çıkar diyerek böyle ani bir karar vermiştim.

Traşın ardından haftalar geçti benim saçlar uzamıyor. Yanlarım uzuyor üstler o kadar az uzamış ki hani bir tek ben fark ederim öyle bir durum. Gel zaman git zaman üzerinden 5 yıl geçti, 5 yılda saçlarım toplam olarak 3 santim uzadı. Kökü bende diye kestirdim ama meğersem kel olmuşum haberim yok. Şuan hala dökülüyordur muhtemelen, kısa olduğu için pek fark etmiyorum ve artık takmıyorum da. Çünkü kelliği sevdim ve alıştım. Eskiden kullandığım bir çok eşyayı kullanmaz oldum…

Kullanmadığım eşyaların başını saç kurutma makinesi çekiyor. Eskiden evde neredeyse en çok benim tarafımdan kullanılan bu cihaz, yaklaşık olarak 5 yıldır elime değmiyor. Zaten saçım yok yıkadıktan sonra da havlu ile ileri geri yaptığın an kup kuru oluyor.

Jöle/Wax/Saç Spreyi: Bunlar hakkında her hangi bir şey söylememe zaten gerek yok diye düşünüyorum.

Tarak: Özlediklerim arasında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir