Turuncu Twi

Geçenlerde arabamı satıp bisiklete geçiş yapmayı düşündüğüm ile ilgili biz yazı yazmıştım, ama bir araba vardı ki onun yeri bende çok başkaydı. Tabi ki turuncu twingomdan bahsediyorum.. geçenlerde sattığım araç benim için sadece bir arabaydı ve satmış olmam beni neredeyse hiç etkilemedi ama ilk arabam olan twingomu sattığımda gerçekten üzülmüştüm. Saçma sapan bir şekilde insan anlam yükleyebiliyor bazı nesnelere bende öyle yapmıştım twi için, onu aldığımda tamamen orijinal bir araçtı hiç bir parçasıyla oynanmamıştı. Ben neredeyse araç için harcadığım para kadar ekstra para harcayarak resmen bir bibloya çevirmiştim twiyi, öyle ki trafikte kardeş satıyor musun diye soranlar bile oldu bir çok sefer. Gel gelelim gün geldi ve twinin km si 190 bin e dayanınca satmam gerektiğini düşündüm ve son sahibi olmamak adına İzmir’den gelen bir arkadaş twinin yeni sahibi oldu. Aşağı bir çok fotoğraf bırakıp altına açıklamalarını yazacağım..

İlk aldığım gün kapının önüne park ettim

İlk yaptığım işlem ön ve arka tamponu mat siyaha boyatmıştım

Almanya’dan getirtip taktırdığım cam tavan.. sağlam para bayılmıştım.

Jant ve lastiklerin değiştiği gün, eski lastiklerle hızlı gidince rüzgar vurursa şerit değiştiriyordum bu kalın lastikler daha iyi olmuştu.

İlk uzun yol deneyimim kuzenim ve ben iki araba gitmiştik Antalya Kaş sanırım burası.

Bozcaada’dan bir kare

Ve satışın yapılacağı günün gecesi son kare.

Bulut..

Bundan yaklaşık olarak 3 sene önce bir sabah durup dururken bir köpek geldi mahallemize, önceleri kimse umursamadı diğer sokak köpekleri gibi nereden geldiyse oraya gider diye düşündük. Günler geçti aylar geçti eleman bizim mahalleyi evi belledi, düşündüğümüz gibi olmadı yani geldiği yere gitmedi bizimle takılmayı tercih etti. Mahalle esnafı bulut ismini koydu bu yeni dostumuza bir başka kesimde franco diye seslenmeye başladı ama ben bulutu daha hoş buluyorum. Gel zaman git zaman kış geldi havalar iyice soğudu çalıştığım iş yerine bayağı büyük içine bir köpeğin rahatlıkla sığacağı boylarda koliler geliyordu, hemen kaptım onlardan iki tane buluta yuva yaparım düşüncesiyle. Kasım sonlarıydı kolileri getirip eve koyalı 2 hafta olacaktı neredeyse,bir gece uyku tutmadı baktım dışarıda yağmur yağıyor dedim oğlum o gece bu gece yap şu kulübeyi bulut efendi üşümesin. Fazla uzun sürmedi hallettik biraderle indik aşağı baktım bulut bize bakıyor gel lan kerata dedim koydum yuvasını kapının önüne tabi direk içine girmedi ilk bir kaç gün ama sonra o da alıştı yerine. Sağ olsun esnaf yaptığım kulübeyi dükkanının önüne almış kimse alıp götürmesin diye, bulut efendi o kışı kartondan kulübesinde geçirdi. Üç yıldır bizimle birlikte artık yaz kış ağaçtan güzel bir kulübesi bile var bulutun, bize de iyice alıştı sabahları işe giderken arabaya binene kadar eşlik ediyor gece yürüyüşlerine çıktığımızda peşimize takılıp korumalık falan yapıyor kendi çapında. Çok hisli bir köpek gerçekten reenkarnasyona inansaydım bulutun dünyaya tekrar gönderilmiş bir insan olduğunu düşünebilirdim, uzun lafın kısası 3 yıldır bizimle ve keyfide yerinde aşağıya geçen gece yürüyüşünden bir kaç fotoğraf bırakıyorum..

Arabadan Bisiklete Geçiş

Son 15 gündür satışa çıkartmış olduğum aracımı bugün benim bile inanamadığım bir hızda sattım. Günlerdir arayıp hocam en son ne olur, kardeş şurasında şu var tarzı saçma sapan telefon görüşmeleri yapmak durumunda kaldım ve sanırım istediğim rakamlara satamayacağım düşüncesine kapıldım fakat bu sabah ansızın bir telefon geldi. Arayan kişi de klasik kaç para hocam şimdi bu araba diye konuya girdi, bende am*na koduğum orda zaten fiyat yazıyor’un bir iki tık kibar versiyo nuyla cevap verip tersledim p*çi, eyvallah hocam dedi ve kapattı. Velhasılkelam geri aradı eleman ve almaya geldiğini söyleyip seri bir şekilde satışı yaptık, hayrını görsün. Bende araba satılırsa bir bisiklet alıp hem çevre dostu takılırım hemde fazla kiloları vermek için bahane olur diye düşünüyordum derken karşıma şu katlanabilir bisikletler çıktı. En güzel avantajı katlayıp evine kolaylıkla çıkarta biliyorsun ve çalınma riskini sıfıra indirmiş oluyorsun, malum İstanbul’da normal adamdan çok hırsız var. Almayı düşündüğüm bisikletin bir kaç fotosunu aşağıda paylaşacağım bakalım henüz net karar vermedim ama alırsam bisikletimle bir poz verip onunla ilgilide bir şeyler karalarım.

 

T-Rap mi ? Yoksa Bildiğimiz Rap mi ?

Son bir iki yıldır bizim eski bildiğimiz geleneksel rap müziğe ek olarak dijital ortamlarda eklenen trap müzik esintileriyle ortaya çıkan rap müziğin amca oğlu diye adlandıra bileceğimiz yeni sayıla bilecek müzik türünün ismi T-Rap olarak gündemimize girmiş durumda. Açıkladığım gibi trap müzik ve rap’in birleşimi sonucu ortaya çıkan bu tarz aslında çok fazla sevildi ve ilgi gördü, mevcut geleneksel rap müzik sanatçıları bile eski tarzlarını bir kenara bırakıp t-rap parçalar yayınlamaya başladılar. Elbette gelişmekte olan günümüz teknolojisinin müziğin içine bu denli girmesi güzel bir gelişme fakat ben geleneksel Türkçe rap müziği her zaman daha sıcak ve anlamlı bulmuşumdur. Aşağıda geleneksel rap ve t-rap olmak üzere iki farklı parçayı sizlere armağan edip iyi dinlemeler diliyorum.

Geleneksel Rap diye adlandırdığım tarza örnek çok sevdiğim mükemmel bir parça

T-rap diye adlandırılan tarzı sonuna kadar yansıtan bir parça.

İstanbul’da Park Yeri Sorunsalı!

Biraz sitem etmeye geldim, ne yazık ki İstanbul da yaşamak zorunda ve oto parkı olmayan bir evde yaşıyorsanız eminim bu sorun bir çoğunuz ile ortak noktamızdır. Sene 2018 oldu 19 a şurada ne kaldı diye düşünmeden edemiyor insan ama İstanbul’un bu kalabalığı ve araç sayısındaki fazlalık gerçekten önüne geçilemez bir sorun haline gelmiş durumda. Bazen düşünüyorum da bu ÖTV oranların makul seviyelerde olsa o zaman İstanbul’un hali nasıl olurdu tahmin bile etmek istemiyorum. Oturduğum semtte her zaman kronik bir park yeri sorunu vardı, evinin önüne aracını park edenlerin kendisini şanslı hissettiği bir semtte yaşıyorum öyle söyleyeyim siz anlayın. Bugün yine arkadaşlarla biraz takıldım ve eve geç saate geldim ki zaten mahalleye saat 18:00 dan sonra gelince park yeri bulma ihtimalin %25 in altına inmiş oluyor, benim mahalleye giriş saatim 02:00 yer bulma ihtimali sıfır. Böyle durumlarda evime yaklaşık olarak 1 km uzaklıktaki oto parkı olan evlerin bulunduğu bir sokağa gidip arabamı oraya park etmek zorunda kalıyorum ve geri 1 km yürüyorum. Bakıldığında spor oluyor bir yerde ama saçma da gelmiyor değil sözüm ona araba var.. Sizlere bizim sokaktan bir kare bırakıp veda ediyorum.

Tarihi Semt Eminönü

İstanbul’un tarihi noktalarından biri olan Eminönü fatih ilçesine bağlı tarihi bir semttir. Eminönü İstanbul’un en iyi konumuna sahip semtlerinden birisidir hem Asya hemde Avrupa kıt’alarını birbirine bağlar nitelikle bir bölgede bulunuyor. Tarih açısından da mısır çarşısı, galata köprüsü, kapalı çarşı, gülhane, Sultan Ahmet gibi bir çok önemli noktanın çok çok yakınındadır. Tramvay ve vapur Eminönü ne ulaşım açısından kullanılabilecek en rahat toplu taşıma araçlarıdır, bunların yanında çeşitli ilçe ve semtlerden otobüs ve dolmuş seferleri günün her saati Eminönü ne seferler düzenlemektedir. Hayvan pazarı, bitki pazarı gibi İstanbulluların gezmekten zevk aldığı yerlerin yanı sıra doğu bank tahtakale gibi teknolojik ürünlerin bulunduğu çarşı ve hanları bünyesinde barındırır. İstanbul’un en önemli ticaret noktasından biri olan Eminönü haftanın her günü mesai saatleri boyunca yoğun ve kalabalıktır.

Çiğköftem Organik

Boğazıma düşkün olduğumu inkar edemeyeceğim, instagram keşfet’imde sürekli olarak yemek, tatlı, kebap videoları dönüp durur. Bugün yine can sıkıntısına keşfet de takılırken çiğköftem organik diye bir çiğ köfteciye denk geldim ve bu arkadaşa bir uğrayıp çiğ köftesinin tadına bakmak lazım diye düşündüm. Arkadaş zaten baya trend olmuş sosyal medyada, televizyon programlarına falan çıktığına mekana gittiğimde öğrendim. Çiğ köftesini 2 yıl boyunca yapmış olduğu lezzet çalışmaları sonucu bu halini almış ana ürün zeytin yağı ile yoğuruluyor olması ve yine diğerleri gibi bu çiğ köfte de etsiz. Bence burayı bu kadar ünlü yapan şey sunum şekli uzak doğu etkisinde kalındığı aşikar ki uzun dikdörtgen bir tabakta sushi görünümünde servis ediliyor ve bu çiğköftem organiği diğer çiğ köftecilerden ayrı kılıyor. Fiyat ortalama seviyelerde bir çiğ köftenin ederi ne kadar ise o kadar, merak edenler için mekan İstanbul Şirinevler’de

Türkiye Bosna hersek

Nihat kahveci, Tuncay şanlı, Tugay kerimoğlu, Hasan şaş, Ümit davala, Bülent korkmaz ve daha niceleri, bu isimler milli takımı milli takım yapan o ruhu dönemin 70 milyonuna aktarabilen güzel hakkaniyetli adam gibi futbolculardı. Bu akşam milli maçımız var eskiden olsa öncesinde bir heyecan bir mutluluk – sevinç karışımı duygular sarardı ruhumu fakat şimdi öyle ki milli maç olduğunu maçın başlamasına bir kaç saat kala sosyal medyada rast gele dolaşırken şans eseri öğreniyorum. Bunun suçlusu bizler değiliz elbetteki ben faturayı kendi içimde dönemin ruhsuz futbolcularına başarısız teknik heyetine ve bir o kadar kötü olan federasyona kesiyorum. Ne olursa olsun maç akşam 20:30 da trt1 ekranlarında olacak izlemek isteyecek olanların bilgisi olsun.

Khabib vs Conor Maç Sonrası Hakkında

Geçtiğimiz cumartesi akşamı yapılan müsabakada favorim Khabib’di. Khabib aslında çok sakin hoş görülü ve terbiyeli bir kişiliğe sahiptir. Sanki tanıyormuş gibi konuşma diyenleriniz olabilir elbetteki adamı tanımıyorum ama geçmiş maçlarını ve vermiş olduğu röportajların bir çoğunu takip etmiş bir kişi olarak bu yorumu yapabiliyorum. Mcgregor çok fazla ileri gitti hem kendisi hemde takım arkadaşlar gerçekten sınırı bir hayli aştılar ve sonuç olarak da son gülen iyi güler klişesini hep birlikte yaşamış olduk. Khabib in maç sonu yapmış olduğu hareketleri elbetteki tasvip edilemez fakat insanın dayanma noktasının bir yere kadar olduğunu ve bir yerde illaki patlayabileceğini hepimiz biliyoruz. Aldığı galibiyetin vermiş olduğu gaz ile mcgregorun takımının üzerine uçtu falan ama iyi de yaptı her zaman şov yapacak isim mcgregor değil.

Conor Vs Khabib

Bu sabaha karşı tr saati ile saat 05:00 sularında Amerika Vegas da karşı karşıya gelecek olan conor ve khabib in mma maçını bu tarz dövüş sporlarına ilgi duyan biri olarak merak ve heyecanla bekliyorum. Bu zamana kadar genellikle bir conor mcgregor hayranıydım fakat bugün müslüman bir dövüşcü olan dağıstanlı khabib ile karşı karşıya geleceği için benim açımdan işler biraz değişiyor ve ister istemez gönlüm khabib e kayıyor. Khabib e olan sempatim bugün instagram da dolaşırken üzerinde Galatasaray forması olan çocukluk resmini görmem ile bir kat daha arttı. Maç ile ilgili düşüncelerime gelecek olursak mcgregor genellikle ayakta dövüşmeyi seven sağlam yumruk ve tekmelere sahip bir dövüşçü ve çenesi de oldukça sağlam fakat yer dövüşünde biraz zayıf olduğunu biliyorum. Bu maç da eğer khabib dövüşü yerde sürdürebilirse kazanma şansının yüksek olduğunu düşünüyorum fakat ayakta süren bir dövüş olursa conor daha şanslı olacak gibi hep birlikte izleyip göreceğiz bakalım heyecanla bekliyoruz.